Sigortanın Sesi — The Voice of InsuranceSigortanın SesiSigortanın Sesi — Sektörün Ortak Sesi
Dolar49,58Euro55,62Gram altın6.573

Kurgu kazalarla 17 sigorta şirketinden tazminat iddiası: Kara liste yetmiyor, veri alarma dönüşmeli

Soruşturmaya göre hasarlı araçlar yeni bir kazaya karışmış gibi gösterildi, aynı araçlar farklı sürücülerle yeniden tutanağa girdi. 2022'den bu yana 17 sigorta şirketinden tazminat alındığı belirlendi. Dosya masada kapanıyorsa, sahte kazayı kim görecek?

Kurgu kazalarla 17 sigorta şirketinden tazminat iddiası: Kara liste yetmiyor, veri alarma dönüşmeli

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, 2022-2026 yılları arasında kurgu trafik kazaları üzerinden 17 sigorta şirketinden haksız tazminat aldığı değerlendirilen bir yapılanmaya yönelik operasyon düzenlendi. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamasına göre incelenen 76 trafik kazasının kurgu olduğuna ilişkin bulgulara ulaşıldı. 20 Ekim'de duyurulan Adana merkezli operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı; 77 şüpheli gözaltına alındı, 1 şüphelinin cezaevinde olduğu belirlendi, 10 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Açıklamaya göre şüphelilerin hasarlı araçları yeni bir kazaya karışmış gibi gösterdikleri, aynı araçları farklı sürücülerle tekrar kullandıkları ve gerçeğe aykırı kaza tutanakları düzenledikleri belirlendi. MASAK incelemeleri, HTS kayıtları, fiziki takip ve kamera görüntüleriyle araç temininden sigorta ödemelerinin dağıtılmasına kadar planlı bir iş bölümü olduğuna ilişkin bulgular elde edildi; şüphelilerle bağlantılı hesaplarda milyonlarca liralık para hareketi tespit edildi.

Dürüst sigortalının da hakkını koruyan bu soruşturma için Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na, operasyonu yürüten emniyet birimlerine ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'e teşekkür ediyoruz.

Bunu da okuyun: Sigorta şirketi zora girse poliçem ne olur? Söylentiye karşı en iyi cevap kanunda yazıyor

ASIL SORU: BU DOSYALAR DAHA ERKEN DURDURULABİLİR MİYDİ?

Bize göre sigortacılığın kendine sorması gereken soru şu: Aynı araçların farklı sürücülerle yeniden kazaya karışmış gibi gösterilmesi, dosyalar ilk açıldığında neden yakalanamadı?

Bize göre cevabın önemli bir kısmı sahada yatıyor. Sektörde hasar süreçleri genel olarak giderek daha fazla fotoğraf, evrak ve ekran üzerinden yürüyor. Dosya masada açılıp masada kapanınca, kazanın gerçekten olup olmadığını, aracın o yolda o saatte bulunup bulunmadığını, hasarın yeni mi eski mi olduğunu yerinde görme imkânı azalıyor. Fotoğraf hasarı gösterir ama kazanın gerçek olduğunu göstermez.

Kerim Bağdaş da şirketlerin saha çalışmasının eksikliğine dikkat çekiyor. Bağdaş'a göre şirketler sahada olsaydı bu tür dosyalar belki azaltılabilirdi.

Bize göre olay yerine gidilmesi, aracın ve tarafların yerinde görülmesi, masa başında görünmeyen tutarsızlıkları ortaya çıkarabilir. Saha incelemesi bir maliyet gibi görünse de ödenmemesi gereken sahte tazminatlar bu maliyeti karşılayabilir.

KARA LİSTE YETMİYOR, VERİ ALARMA DÖNÜŞMELİ

Bu iş şirketlerin tek başına çözebileceği bir mesele de değil. Ortak bir kaza havuzunun altyapısı aslında büyük ölçüde mevcut; veri zaten tek bir yerde toplanıyor. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'ne göre sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar bile ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına giriyor; Merkez'in görevleri arasında güncel muallak tazminat verilerini gün sonuna kadar, diğer hasar verilerini ise eş zamanlı almak da sayılıyor. SBM'nin açıklamasına göre kaza tespit tutanakları da varsa fotoğraflarıyla birlikte en geç takip eden iş günü sonuna kadar SBM'ye iletiliyor.

Sigorta sahteciliğine karşı da SBM bünyesinde Sigorta Sahteciliklerini Engelleme Bürosu (SİSEB) ve onun merkezi veri tabanı SİSBİS bulunuyor. SBM'nin tanıtımına göre bu veri tabanında sigorta şirketlerinden ve üçüncü kişilerden gelen, suistimale konu olabilecek veriler tutuluyor; paylaşılabilecek bilgilere örnek olarak savcılık soruşturmasına konu hasar başvuruları ve mahkemede karara bağlanmış suistimal durumları gösteriliyor.

Kerim Bağdaş'ın dikkat çektiği nokta da burada. Bağdaş'a göre şirketlerde kara liste uygulaması var; fakat kara liste yalnızca tespitten sonra işe yarıyor. Tespit edilemeyen bir dosyada kara listenin de anlamı kalmıyor. Bağdaş'a göre TRAMER gibi ortak yapılar bu açıdan da işletilmeli, bir kaza havuzu oluşturulmalı.

Bize göre böyle bir kaza havuzunun asıl değeri, verinin ödemeden önce alarma dönüşmesinde yatıyor. Aynı aracın kısa aralıklarla farklı sürücülerle yeni tutanaklara girmesi, aynı kişilerin farklı dosyalarda tekrar görünmesi gibi örüntüler, dosya açıldığı anda ilgili şirketin önüne uyarı olarak gelebilmeli. Kara liste olaydan sonra devreye girer; erken uyarı ise ödeme yapılmadan önce.

Sahte kazanın faturası da sonunda dürüst sigortalıya çıkıyor. Haksız ödenen her tazminat, primlerin hesaplandığı hasar maliyetinin içine giriyor. Sahaya yapılacak yatırım, aslında dürüst sigortalının primine yapılan yatırımdır.

SORULARIMIZ

1. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne: SİSBİS'te yer alan bilgiler, yalnızca soruşturma ya da karar sonrasında mı paylaşılıyor? Henüz soruşturmaya konu olmamış şüpheli örüntüler için şirketlere erken uyarı veren bir uygulama var mı?

2. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne: Bir şirkette açık olan hasar dosyası, aynı araç için başka bir şirkette dosya açıldığında o şirketin eksperine ve hasar birimine görünüyor mu?

3. Türkiye Sigorta Birliği'ne: Kurgu kaza riskinin yüksek görüldüğü dosyalarda yerinde inceleme için sektör genelinde ortak bir uygulama oluşturulması düşünülüyor mu?

CEVAP HAKKI

Türkiye Sigorta Birliği ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin açıklamalarını aynen yayımlamaya hazırız.

Not: Soruşturma devam etmektedir. Şüpheliler hakkında yargı kararı bulunmamakta olup masumiyet karinesi esastır.

#KurguKaza #SigortaDolandırıcılığı #TrafikSigortası #Adana #HasarYönetimi #SBM #TRAMER #SigortanınSesi

Sektörü kaynağından takip edin

Bülten: mevzuat değişiklikleri, veriler ve analizler — her biri kaynağı gösterilerek.

İlgili Haberler

Bunları da okuyun