Sigortanın Sesi — The Voice of InsuranceSigortanın SesiSigortanın Sesi — Sektörün Ortak Sesi
Dolar48,80Euro56,03Gram altın6.798

Dört dosyada da bir şey eksik. Peki hangisinde soruldu?

Dört dosyada da bir şey eksik. Peki hangisinde soruldu?

Bu sayıda dört yazı var. Dördü de ayrı konudan geliyor: bir prim tablosu, bir pay devri, bir hak tartışması, bir atama. Dördünde de eksik bir parça var. Ama biri ötekilerden ayrılıyor.

Dört yazıyı yan yana koyduk.

Konuları farklı. Ortak yanları şu: her birinde açıklanan bir şey var, açıklanmayan bir şey var.

Bu kadarı normal. Her açıklama bir şeyi dışarıda bırakır.

Ancak bir nokta üzerinde durmak istiyoruz. Dört dosyadan yalnız birinde eksik parça soruldu.

Birinci dosya: 197 milyar lira var. Hasar tablosu yok.

Trafik sigortasında sekiz aylık veriler şirket şirket yayımlandı.

Tepede dört şirket var. Sompo 14,77 milyar. Quick 14,24. AXA 14,09. Hepiyi 14,00.

Aralarındaki fark 770 milyon lira. Sekiz ayda, 197 milyar liralık bir branşta.

Bu tablo iyi bir şey. Şirket bazlı veri yayımlanması, sektörün şeffaflık tarafında ilerlediğini gösteriyor. Tartışmasız.

Ancak bu rakamlar prim rakamları.

Prim, şirketin ne kadar iş yazdığını gösterir. Ne kadar kazandığını göstermez.

Zorunlu trafikte bir şirketin tabloda yukarıda olması, o branştan para kazandığı anlamına gelmiyor. Tersi de mümkün.

Eksik olan şey belli: aynı dönem için şirket bazlı hasar/prim oranı.

Onu kimse sormuyor.

İkinci dosya: Devir sürüyor. Bu kez soruldu.

Doğa Sigorta'nın pay devri haftalardır konuşuluyor.

Acenteler Birliği bu kez alışılmış yolu seçmedi. Söylenti üzerinden yorum yapmak yerine soruyu doğrudan şirketin genel müdürüne iletti ve aldığı yanıtı yayımladı.

Yanıt şu: onay süreçleri tamamlanmadı, devir gerçekleşmedi, yönetim kadrosunda değişiklik yok, sermaye yeterlilik oranı yüzde 107.

Bu bilgilerin doğruluğunu biz teyit etmedik. Şirketin beyanıdır.

Ama bir şey değişti: artık kayda geçmiş bir beyan var.

Bir acente, portföyünün hangi şirkette olduğunu merak ettiğinde artık “duyduğuma göre” cümlesine mahkûm değil. Elinde tarihli bir cevap var.

Bu sayıdaki dört dosya içinde, eksik parçanın sorulduğu tek dosya bu.

Üçüncü dosya: Hak var. Metin yok.

Bir platform kahvaltı düzenledi. Masada avukat ve akademisyenler vardı.

Konuşulan başlık şu: acente portföyü hukuken ne?

Bu soru, sektörün en az konuşulan sorusudur.

Bir acentenin bilançosunda görünmeyen ama en değerli varlığı portföyüdür. Yıllarca kurulan ilişki, yenileme alışkanlığı, hasar anında aranan numara.

Buna karşılık o portföyün kime ait olduğu, devredilip devredilemeyeceği, ilişki bittiğinde ne olacağı yazılı ve genel bir kurala bağlanmış değil.

Konu genellikle bir ilişki bittiğinde gündeme geliyor. Yani tartışmanın en zor olduğu anda.

Bir kahvaltı masasında konuşulması iyi. Ancak bir hak, ancak metne geçtiğinde hak olur.

Şu an her acentelik ilişkisi, kendi sözleşmesinin ve tarafların gücünün belirlediği bir sonuca varıyor.

Dördüncü dosya: Zincir kuruldu. Rakam dönmüyor.

Türk Reasürans'ta iki genel müdür yardımcılığı atandı.

Biri mali işler. Bu her şirkette var.

İkincisi dikkat çekici: retrosesyon, risk mühendisliği ve hasar yönetimi tek başlık altında toplandı.

Yani riskin ölçülmesi, devredilmesi ve ödenmesi aynı elde.

Reasüransta bu alışıldık bir kurgu değil. Teknik kabul ile hasar genellikle ayrı yönetilir.

Bu bir tercih. Doğru ya da yanlış olduğunu söylemek için erken.

Ancak şunu söyleyebiliriz: yerli reasürans kapasitesi, doğrudan sigorta şirketlerinin hangi şartlarla risk devredebileceğini belirliyor.

O kapasitenin ne kadarının ülkede kaldığı, ne kadarının dışarı gittiği ise düzenli yayımlanan bir rakam değil.

Aradaki tek fark

Dördünü toplayalım.

Trafikte prim yayımlanıyor, hasar yayımlanmıyor. Portföyde hak konuşuluyor, metin yazılmıyor. Reasüransta zincir kuruluyor, rakam dönmüyor.

Üçünde de eksik parça yerinde duruyor. Kimse sormadığı için.

Doğa Sigorta dosyasında ise biri sordu. Yanıt geldi, kayda geçti, paylaşıldı.

Aradaki fark bir mevzuat değişikliği değil. Bir alışkanlık farkı.

Sektörde bilgi çoğu zaman gizlenmiyor. Sadece istenmiyor.

Bu gazetenin işi de burada başlıyor: açıklananı yazmak kolay. Açıklanmayanı sormak gerekiyor.

İlgili Haberler