Sigortanın Sesi — The Voice of InsuranceSigortanın SesiSigortanın Sesi — Sektörün Ortak Sesi
Dolar48,80Euro56,03Gram altın6.798
Mevzuat20 Eylül 2026· Sigortanın Sesi

OVP'de sigorta hedefleri var, acente masasında kim var? İcra Komitesi bir çalışma grubu istedi

OVP'de sigorta hedefleri var, acente masasında kim var? İcra Komitesi bir çalışma grubu istedi

TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levet Korkut, 2027-2029 Orta Vadeli Program'ın sigorta hedeflerini değerlendirirken somut bir öneri yaptı: Bakanlık, SEDDK, TOBB icra komiteleri, TSB ve Brokerler Derneği'nin katılımıyla bir “Sigorta Sektörü OVP Çalışma Grubu” kurulsun. Önerinin arkasındaki asıl mesele, hedefi kimin yazdığı değil, sahadaki kimin masada olduğu.

TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levet Korkut, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'daki sigorta hedeflerini değerlendirdi ve sektörün bütün paydaşlarını tek masaya çağıran bir öneri getirdi.

Öneri şu: Hazine ve Maliye Bakanlığı, SEDDK, TOBB Sigorta Acenteleri ve Eksperleri İcra Komiteleri, Türkiye Sigorta Birliği, Brokerler Derneği ve sektörün diğer paydaşlarının katılımıyla bir “Sigorta Sektörü OVP Çalışma Grubu” oluşturulması.

Acentenin tarifi: satıcı değil danışman

Korkut'un değerlendirmesinde acentenin tanımı dikkat çekiyor. Acenteyi; risk analizi yapan, doğru teminat konusunda danışmanlık veren, sigorta bilincini artıran, hasar süreçlerinde sigortalının yanında duran, KOBİ'lerin ve işletmelerin risk yönetimine katkı sağlayan ve sigorta ürünlerinin toplumun geniş kesimlerine ulaşmasını sağlayan “sahadaki danışman” olarak tarif ediyor.

Bu tarif yeni değil; sektörde yıllardır tekrarlanıyor. Yeni olan, aynı tarifin bir OVP tartışmasının içine yerleştirilmesi. Çünkü orta vadeli programlar hedef koyar: prim üretimi, sigortalılık oranı, penetrasyon. Bu hedeflerin sahada kimin eliyle tutulacağı ise genellikle programın konusu olmaz.

Dört şart

Korkut, Türkiye sigorta sektörünün önümüzdeki dönemdeki büyümesini dört şarta bağlıyor: adil rekabet, şeffaf fiyatlama, sürdürülebilir acentelik modeli ve güçlü istişare mekanizmaları.

Dördü de acentenin masasında karşılığı olan başlıklar. Adil rekabet, aynı riskin farklı kanallarda farklı şartlarla fiyatlanıp fiyatlanmadığı demek. Şeffaf fiyatlama, acentenin müşterisine “bu fiyat neden böyle” sorusuna verebileceği bir yanıtının olması demek. Sürdürülebilir acentelik modeli ise komisyon, portföy ve yenileme haklarının tek tek sözleşmelerin insafına bırakılmaması demek.

Çağrının kendisi tek cümle: “Sektörün tamamını birlikte büyütmeliyiz.”

Neden bir çalışma grubu

Bir çalışma grubu önerisi, ilk bakışta bürokratik bir ayrıntı gibi görünür. Ama sektörün yapısına bakıldığında anlamı değişiyor.

Sigortacılıkta düzenleme SEDDK'da, prim üretimi şirketlerde, dağıtımın büyük bölümü acentede, kurumsal işin önemli kısmı brokerde. Bu dört taraf aynı masada oturmadığında, her biri kendi cephesinden doğru ama eksik bir tablo anlatıyor.

Önerinin kıymeti de burada: hedefi yazan ile hedefi sahada tutan arasındaki mesafeyi kapatmayı istiyor.

Eksik kalan

Açıklamada çalışma grubunun neyi üreteceği, hangi takvimle çalışacağı ve kararlarının bağlayıcı olup olmayacağı yer almıyor. Bu üç soru yanıtlanmadan bir çalışma grubu, sektörde daha önce birçok örneği görülen istişare toplantılarından biri olarak kalabilir.

İkinci eksik, ölçü. “Adil rekabet” ve “şeffaf fiyatlama” herkesin katılacağı başlıklar; katılmayan yok. Tartışma, bunların neyle ölçüleceği konuşulduğunda başlıyor: kanal bazında fiyat farkı yayımlanacak mı, komisyon yapıları karşılaştırılabilir hâle gelecek mi, acentelik sözleşmelerinde asgari bir çerçeve olacak mı?

Çağrı yapıldı. Sıradaki adım, çağrının muhataplarının yanıt verip vermeyeceği.

İlgili Haberler