Sigortanın Sesi — The Voice of InsuranceSigortanın SesiSigortanın Sesi — Sektörün Ortak Sesi
Dolar49,45Euro55,62Gram altın6.633

Quick Sigorta'nın sel uygulaması: Tüm araçlar mı, koşulu taşıyanlar mı?

Haberin başlığını okuyan sigortalı, aracı selden zarar gördüyse tam hasar ödemesi alacağını düşünebilir. Metinde ise uygulamanın tam hasar koşullarını taşıdığı belirlenen araçlar için geçerli olduğu yazıyor. Uygulama tam olarak kimi kapsıyor?

Quick Sigorta'nın sel uygulaması: Tüm araçlar mı, koşulu taşıyanlar mı?

Quick Sigorta'nın İstanbul selinin ardından duyurduğu uygulama, sektör basınında (Sigortacı Gazetesi, Sigorta Life) "Quick Sigorta selden zarar gören araçları tam hasar kapsamında değerlendirecek" başlığıyla yer aldı. Bize göre başlık, selden zarar gören araçların tam hasar sayılacağı izlenimi verebiliyor.

Açıklamanın metni ise daha dar bir çerçeve çiziyor. Metne göre "poliçe kapsamı ve eksper incelemesi sonucunda tam hasar koşullarını taşıdığı belirlenen araçlar, sigortalıların da talebi doğrultusunda tam hasar kapsamında değerlendirilecek". Sigortacı Gazetesi'nin aktardığına göre süreç, 2025/12 sayılı Genelge çerçevesinde, araçların hasar durumu ve eksper değerlendirmeleri esas alınarak yürütülecek.

Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy ise uygulamanın gerekçesini şöyle anlatıyor: "Sel sularına maruz kalan araçlarda, ilk bakışta tespit edilemeyen elektrik, elektronik ve mekanik arızaların ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabildiğini biliyoruz. Bu nedenle meseleyi yalnızca bugünkü onarım maliyeti üzerinden değerlendirmiyoruz."

Bunu da okuyun: İstanbul selinden genel müdür istifasına: Sigorta sektöründe haftanın özeti

Selin ardından sel hasarlı araçlardaki gizli riski açıkça dile getiren Özsoy'a ve konuyu gündeme taşıyan Quick Sigorta'ya teşekkür ediyoruz.

YENİ OLAN NE?

Bize göre sigortalının bilmesi gereken soru şu: Tam hasar koşulları zaten poliçe hükümleri ve mevzuatla belirleniyor. Uygulama yalnızca bu koşulları taşıyan araçları kapsıyorsa, sigortalıya bugüne kadar olandan farklı olarak ne sunulduğu metinden net anlaşılmıyor. Özsoy'un "yalnızca bugünkü onarım maliyeti üzerinden değerlendirmiyoruz" sözü ise daha geniş bir uygulamaya işaret ediyor.

Başlık ile metin arasındaki bu fark netleşmezse, aracı selde kalan bir sigortalı tam hasar beklentisiyle başvurup onarım kararıyla karşılaşabilir. Kapsamın netleştirilmesi, hem sigortalının hem şirketin yararına olur.

BİZE GÖRE ASIL RİSK SACIN İÇİNDE

Özsoy'un işaret ettiği elektrik ve elektronik arızalar sel hasarının bilinen yüzü. Bize göre görünmeyen yüzü ise sac aksam. Sel suyu çamur, kum ve kirle birlikte gelir; kapı içlerine, marşpiyellere, taban saclarına ve gövdenin kapalı boşluklarına dolabilir. Onarımda kabin kurutulsa bile sacın içine dolan çamur ve nem her zaman tamamen temizlenemez. Sürdürülebilir Mobilite İnisiyatifi Başkanı Hakan Doğu da su alan araçlarda korozyon ve paslanma riskine karşı 3-4 hafta sonra serviste yeniden alt kontrol yapılması gerektiğini vurguladı.

Kerim Bağdaş da aynı noktaya dikkat çekiyor. Bağdaş'a göre sel suyunun içine girdiği bir araç onarılsa da eskisi gibi olmaz; elektrik ve elektronik arızalar zamanla kendini gösterir, asıl kalıcı risk ise sac aksamdadır. Sacın içine dolan çamur ve nem, aylar içinde içeriden başlayan bir paslanmaya yol açabilir. Bu da yalnızca görüntü sorunu değil, aracın gövdesinin, kaza anında sürücüyü ve yolcuyu koruyan yapısının dayanımını etkileyebilecek bir güvenlik meselesidir. Sektör orijinal ve eşdeğer parçanın güvenliğini tartışırken, sacının içi çamurla dolmuş bir aracın yeniden trafiğe çıkmasını olağan karşılamak bize göre tutarlı olmaz.

SEDDK'nın 2025/12 sayılı genelgesine göre onarım masrafı aracın hasar tarihindeki değerini aşan ve eksper raporuyla onarılamaz hale geldiği belirlenen araç tam hasarlı, onarım masrafı değerin yüzde 60'ını aşan araç ise ağır hasarlı sayılıyor. İndigo Dergisi'nin aktardığına göre masraf yüzde 60'ın altında kalsa bile ana elektrik tesisatı ve elektronik sistem parçalarında hasar varsa eksper aracı ağır hasarlı sayabiliyor. Bize göre sel hasarında ilk gün yazılan onarım bedeli, sacın içinde zamanla başlayabilecek bozulmayı göstermeyebilir.

Bu yüzden bize göre doğru olan, başlığın ima ettiği: Sel suyunun içine girdiği araç tam hasar kapsamında değerlendirilmeli. Bu da tek bir şirketin uygulaması değil, sektörün ortak standardı olmalı.

SORULARIMIZ

1. Quick Sigorta'ya: Uygulama, sel suyunun içine girdiği tüm araçları mı kapsıyor, yoksa yalnızca mevcut tam hasar koşullarını taşıyan araçları mı? İkincisiyse, uygulama sigortalıya mevcut koşulların ötesinde ne sunuyor?

2. Quick Sigorta'ya: "Sigortalıların da talebi doğrultusunda" ifadesi ne anlama geliyor? Tam hasar koşulunu taşıyan bir araçta sigortalı onarımı da seçebilecek mi?

3. Türkiye Sigorta Birliği'ne: Sel ve su baskınından zarar gören araçlar için sektör genelinde ortak bir değerlendirme yaklaşımı oluşturulması gündemde mi?

4. TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi'ne: Sel hasarlı araçların incelemesinde sac aksam ve gövde içindeki nem ve çamur için ortak bir kontrol yöntemi var mı?

5. SEDDK'ya ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne: Sel hasarı nedeniyle onarılan araçların hasar geçmişi, ikinci el alıcıların erişebileceği kayıtlarda ayrıca görünüyor mu?

CEVAP HAKKI

Quick Sigorta, Türkiye Sigorta Birliği, TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi, SEDDK ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin açıklamalarını aynen yayımlamaya hazırız.

#İstanbulSeli #Kasko #SelHasarı #TamHasar #Pert #QuickSigorta #SigortanınSesi

Sektörü kaynağından takip edin

Bülten: mevzuat değişiklikleri, veriler ve analizler — her biri kaynağı gösterilerek.

İlgili Haberler

Bunları da okuyun