Sigortanın Sesi — The Voice of InsuranceSigortanın SesiSigortanın Sesi — Sektörün Ortak Sesi
Dolar48,80Euro56,03Gram altın6.798
Sigorta20 Eylül 2026· Sigortanın Sesi

Filo Jet'te sigorta tartışması: teminat var deniyor, kapsamı hâlâ açıklanmadı

Filo Jet'te sigorta tartışması: teminat var deniyor, kapsamı hâlâ açıklanmadı

Bu gazete 8 Eylül sayısının manşetinde, bilirkişi ön raporuna göre soruşturma dosyasında yolcu sorumluluk ile tekne ve makine poliçelerinin bulunmadığını yazmıştı. Aradan geçen sürede basına yansıyan bilgiler geminin sigortasının bulunduğunu söylüyor. Poliçelerin kapsamı ve teminat sınırları ise resmî bir kaynaktan hâlâ açıklanmış değil.

Basına yansıyan tablo

Topuz Gazetesi'nin 9 Eylül 2026 tarihli haberine göre, kamuoyuna yansıyan bilgiler geminin sigortasının bulunduğu yönünde. Aynı haberde tekne sigortasının yaklaşık 1,5 milyon avro olduğu; yolcu, mürettebat ve üçüncü kişilere yönelik sorumluluk sigortasının ise Türk P&I Sigorta tarafından sağlandığı belirtiliyor.

Haberde ayrıca, kazaya ilişkin sigorta ödemelerinin toplamda yaklaşık 10 milyon dolara ulaşabileceği yönünde sektör kaynaklarına dayandırılan tahminler bulunduğu aktarılıyor.

Bu bilgiler resmî bir açıklama değildir. Ne poliçe numarası, ne teminat sınırları, ne de muafiyet ve istisnalar bu gazetenin hazırlandığı tarihte yetkili bir merci tarafından açıklanmıştır. Bu haber, aktarılan rakamları doğrulamamakta; kamuoyuna yansıdığı biçimiyle kaydetmektedir.

Asıl soru: hangi masraf hangi teminattan

Kazadan sonra yürütülen çalışmaların maliyeti büyüyor. Derin denizdeki arama faaliyetleri, özel teknik ekipler, bölgeye gönderilen ilave gemiler, enkazın incelenmesi ve olası bir batık çıkarma operasyonu ayrı ayrı gider kalemleridir.

Sigortacılıkta bu kalemlerin hepsi aynı poliçeden ödenmez. Tekne ve makine sigortası geminin kendisine ilişkindir. Sorumluluk sigortası, yolcu ve üçüncü kişilere karşı doğan sorumluluğu karşılar. Enkaz kaldırma masrafı ise ayrı bir teminattır ve her poliçede bulunmayabilir; bulunduğunda da kendi limiti vardır.

Bu ayrım, “sigorta var” cümlesinin neden tek başına yeterli olmadığını gösterir. Bir masrafın karşılanması, o masrafın hangi teminatın kapsamında olduğuna ve o teminatın limitine bağlıdır.

Hükümet sigortacıyla görüşecek

Aynı haberde, Başbakan Ünal Üstel'in batığın çıkarılması konusunda özel kuruluşlarla teknik değerlendirme yapacağını ve geminin sigorta şirketinin üst düzey yöneticileriyle görüşeceğini duyurduğu aktarılıyor.

Görüşmenin sonucuna ilişkin bir açıklama bu gazetenin hazırlandığı tarihte yapılmamıştır.

Soruşturma ve arama sürüyor

Adli süreçte 11 Eylül 2026'da dokuz zanlının tutukluluğu uzatıldı; basına yansıyan bilgilere göre soruşturma kapsamında 295 kişinin ifadesi alındı ve geminin kayıt cihazına o tarihte ulaşılamamıştı.

Arama çalışmaları eylül ortasında da sürüyordu: 13 Eylül'de derin su arama gemisinin adaya ulaşması beklendiği, 14 Eylül'de ise çalışmalara üçüncü bir geminin katıldığı bildirildi.

Bu haberde adı geçen kişi ve kurumlar hakkında masumiyet karinesi geçerlidir; sorumluluğa ilişkin nihai değerlendirmeyi yetkili merciler yapacaktır.

SİGORTANIN SESİ'NİN DEĞERLENDİRMESİ

8 Eylül sayısında yazdığımız cümleyi tekrar ediyoruz: bir poliçenin dosyada bulunmaması, o poliçenin hiç yapılmadığı anlamına gelmez. Şimdi eklememiz gereken ikinci cümle şudur: bir poliçenin var olduğunun söylenmesi de, o poliçenin neyi karşıladığını göstermez.

İki hafta içinde kamuoyu iki farklı tablo gördü. Önce bilirkişi ön raporu belgelerin dosyada olmadığını yazdı; sonra basına yansıyan bilgiler teminatın varlığını ve bir tutarı duyurdu. İkisi de resmî bir poliçe metnine dayanmıyor. Aradaki boşluğu haber kaynakları dolduruyor, kurumlar değil.

Bu gazete tutar tartışmasına girmiyor. 1,5 milyon avro ya da 10 milyon dolar — bu rakamların hiçbiri, kapsam bilinmeden anlam taşımaz. Enkaz kaldırma teminatı var mı, limiti nedir, muafiyet ne kadardır? Cevaplar poliçede yazılıdır ve poliçe kamuya kapalı bir belge olmak zorunda değildir.

Beklentimiz üç maddedir. Birincisi, yolcu taşıyan gemilerin sigorta belgeleri sefer izni aşamasında kayda geçsin; bu beklentiyi 8 Eylül'de de yazmıştık. İkincisi, bu olayda hangi masrafın hangi teminattan, hangi limitle karşılanacağı açıklansın. Üçüncüsü, kamu kaynağından yapılan harcama varsa tutarı ve sigortacıdan rücu edilip edilmeyeceği ayrıca duyurulsun.

Ölen ve kayıp olan insanların yakınları için bu tartışma bir muhasebe meselesi değildir. Güvencenin kimde olduğunu bilmek, yasın üstüne bir de belirsizlik binmemesi demektir.

İlgili Haberler