Sigortanın Sesi — The Voice of InsuranceSigortanın SesiSigortanın Sesi — Sektörün Ortak Sesi
Dolar49,22Euro55,21Gram altın6.616

Kaç bina sigortaladığımızı biliyoruz. Peki hangi binaları?

Kaç bina sigortaladığımızı biliyoruz. Peki hangi binaları?

Geçenlerde uluslararası bir yayında risk yönetimi üzerine bir söyleşi okudum. Fransız bir veri şirketinin kurucusu konuşuyordu. Bir cümlesi aklımda kaldı. Diyor ki: Modelleme beklenen kaybı verir. Maruziyet analizi ise resmi ayrıntılandırır. Örnek de veriyor. Florida'da bir portföyü modellersiniz, size beklenen kaybı tek bir rakam olarak söyler. Ama maruziyet analizi şunu gösterir: Miami'deki binalar Tampa'dakinden daha eski ve kıyıya daha yakın. Yani biri toplamı verir, diğeri dağılımı. Okurken Türkiye'yi düşündüm. Bizde modelleme var Yanlış anlaşılmasın. Türkiye'de deprem modellemesi yapılıyor ve iyi yapılıyor. Kurumsal modelleme çalışmaları var, senaryo analizleri var, olasılık hesapları var. Yakın zamanda Marmara için yapılan çalışmalar kamuoyuna da yansıdı. Maruziyet tarafında da adımlar atılıyor. Unico Sigorta'nın 2023'te Kocaeli Üniversitesi ile başlattığı UniMap projesi bunlardan biri. Jeofizik ve jeoloji mühendisliği alanlarından akademisyenlerle yürütülen çalışma, deprem ve sel tehlikesini koordinat bazında analiz ediyor. Genel Müdür Ender Güzeler projeyi şöyle tarif ediyor: Afet tehlikesini yalnızca fay haritaları üzerinden genel hatlarıyla değerlendirmek yerine, her bir riski koordinat bazında ve noktasal analizlerle ortaya koyan bir yaklaşım. Proje bu yıl uluslararası bir ödül de aldı. Yani sektörde bu yönde çalışma var ve değerli. Asıl soru başka. Ama iki ayrı veri katmanı var Burada bir ayrım yapmak gerekiyor. Jeolojik ve jeofiziksel veri, zeminin ne yapacağını anlatır. Fay hattına uzaklık, zemin sınıfı, sıvılaşma riski, sel yatağı. Bu katman bilimsel ölçümlere dayanır ve haritalanabilir. İkinci katman ise zeminin üstünde duran yapının kendisidir. Yaşı, taşıyıcı sistemi, kat adedi, ruhsat durumu, geçmiş onarımları. Ve bu ikinci katman, sigortacının poliçe düzenlerken bildiğini varsaydığı ama çoğu zaman bilmediği şeydir. Hangi binayı sigortaladık? Otuz yıldır bu sektördeyim ve hasar tarafında çalıştım. Bir şeyi biliyorum: Poliçe düzenlenirken bina hakkında bildiğimiz şey, çoğu zaman beyandan ibarettir. Yapı tarzı ne? Betonarme deniyor. Metrekare kaç? Söyleniyor. Kaç katlı? Yazılıyor. Peki kontrol ediliyor mu? Çoğu zaman hayır. Ve ne zaman öğreniyoruz gerçeği? Hasar olduğunda. Eksper gidiyor, binayı görüyor. Yapı tarzı beyandan farklı çıkıyor, metrekare tutmuyor, ruhsat sorunu ortaya çıkıyor. Yani bina hakkındaki gerçek bilgi, tam da onu kullanamayacağımız anda elimize geçiyor. Kitabımda böyle bir bölüm var. Tuzla'da on bir yıldır geçici prefabrik bir evde oturan bir adamın hikâyesi. Poliçede yapı tarzı betonarme yazıyor, metrekare altmış. Gerçekte prefabrik ve kırk. Bu, tek bir dosyanın hikâyesi değil. Sahada sıkça karşılaşılan bir durum. Peki bu bilgi nereye gidiyor? İşte asıl mesele burada. Eksper raporu yazılıyor, dosya kapanıyor, ödeme yapılıyor. Rapor arşive giriyor. Ama o bina hakkında öğrendiğimiz gerçek bilgi, bir sonraki poliçeye yansıyor mu?

Ya da aynı sokaktaki diğer binaların risk değerlendirmesine? Benim gözlemim şu: Yansımıyor. Her hasar dosyası kendi içinde kapanıyor. Ve öğrenilen şey orada kalıyor. Oysa elimizde büyük bir veri var Düşünün. Türkiye'de yılda milyonlarca hasar dosyası açılıyor. Her birinde bir eksper sahaya gidiyor, bir yapıyı görüyor, bir rapor yazıyor. Yani sektör, ülkenin yapı stoğu hakkında sürekli veri üretiyor. Ama bu veri toplulaştırılmıyor. Bir sigorta şirketi kendi portföyünde hangi mahallede kaç eski bina olduğunu, hangi bölgede yapı tarzı beyanlarının ne oranda gerçeği yansıttığını bilebilir mi? Teknik olarak evet. Ama pratikte böyle bir çalışma yapılıyor mu, bilmiyorum. Koruma açığı buradan da bakılabilir Koruma açığını genelde sigortalılık oranıyla ölçüyoruz. Zorunlu deprem sigortasında sigortalılık oranı yüzde 58. Yani her on evden dördü kapsam dışında. Bu doğru bir gösterge. Ama eksik. Çünkü sigortalı olan evlerin ne kadar doğru sigortalandığını göstermiyor. Bir ev poliçeli olabilir. Ama yapı tarzı yanlış beyan edilmişse, metrekare eksik yazılmışsa ya da teminat tutarı gerçek yapım maliyetinin altındaysa, o poliçe hasar anında beklenen korumayı sağlamaz. Nitekim Kahramanmaraş depremlerinde bunu gördük. Yaklaşık 104 milyar dolarlık finansal zararın 5,5 milyar doları sigortadan karşılandı. Bu rakam sigortasızlıkla açıklanır mı? Kısmen. Ama tamamen değil. Ne yapılabilir? Üç şey öneriyorum. Birincisi, eksper raporlarının veri değeri kullanılmalı. Bu raporlar zaten dijital ortamda üretiliyor. Yapı tarzı, yaş, kat sayısı ve hasar davranışı gibi alanlar toplulaştırılabilir. Bir bölgede binaların gerçekte nasıl davrandığını en iyi bilen kaynak, oraya giden eksperdir. İkincisi, poliçe düzenlenirken beyanın doğrulanabilmesi için altyapı kurulmalı. Tapu, yapı ruhsatı ve adres kayıt sistemleri zaten dijital. Entegrasyon mümkün. Üçüncüsü, portföy maruziyeti bina düzeyinde görünür hale getirilmeli. Bir şirketin hangi ilçede, hangi yapı stoğunda ne kadar maruziyeti olduğu haritada okunabilmeli. Ve bir not Kasım ayında COP31 kapsamında Antalya'da bir sigorta programı düzenlenecek. Panellerden birinin başlığı şu: Türkiye iklim raporu, veri, modelleme ve sektörel risk haritası. Doğru bir başlık. Ama modelleme ile maruziyet analizi arasındaki farkın da konuşulmasını umuyorum. Çünkü ikisi aynı şey değil. Son söz Modelleme bize şunu söyler: Büyük bir depremde şu kadar kayıp bekleniyor. Maruziyet analizi ise şunu: O kaybın nerede, hangi binalarda ve hangi portföylerde yoğunlaşacağı. Birincisi sermaye planlaması için gerekli. İkincisi ise fiyatlama, reasürans yapısı ve risk seçimi için. Bugün Türkiye'de birincisi var. İkincisi için de adımlar atılıyor. Zemin ve tehlike haritalaması yapan çalışmalar mevcut. Ama eksik kalan bir katman var: Zeminin üstündeki yapının gerçek durumu. O veri de her gün sahada üretiliyor. Eksper raporlarında, hasar dosyalarında, fotoğraflarda. Sadece toplanmıyor.

Sektörü kaynağından takip edin

Bülten: mevzuat değişiklikleri, veriler ve analizler — her biri kaynağı gösterilerek.

İlgili Haberler

Bunları da okuyun