Sigortanın Sesi — The Voice of InsuranceSigortanın SesiSigortanın Sesi — Sektörün Ortak Sesi
Dolar48,52Euro56,28Gram altın6.794
Güncel Haberler

Sigorta Şirketinin Bağışıklığı Zayıflıyor mu?

Sigorta Şirketinin Bağışıklığı Zayıflıyor mu?

SAHADAN — BÖLÜM 2 Bağışıklık Sistemi: Özsermaye

Birinci bölümde sigorta şirketini bir insan bedenine benzetmiştik. Ateş, hasar prim oranıydı. Kalp atışı, prim üretimi. Sinir uçları ise acentelerdi. Bugün bağışıklık sistemine bakıyoruz. Sigortada bunun karşılığı özsermaye. Peki özsermaye ne? En basit haliyle, şirketin kendi parası. Beklenmedik bir zarar geldiğinde kullanabileceği güvenlik yastığı. Bağışıklık sistemi sağlıklıyken onu fark etmezsiniz. Vücut işini sessizce yapar. Ama bağışıklık zayıfladığında da hemen bir şey hissetmeyebilirsiniz. Ta ki büyük bir hastalık gelene kadar. Özsermaye de tam olarak böyle. Türkiye Sigorta Birliği'nin bu yılın ilk yarısına ait bilanço verilerine baktım.71 şirketin tablosundan 65'i sınıflandırılabildi. Bir şirketin özsermayesi eksiye düşmüş durumda.8 şirket ise ya ödenmiş sermayesinin altına inmiş ya da dönemi zararla kapatmış. Burada çok önemli bir ayrım var: Bu, “Bu şirketler yarın hasar ödeyemez” demek değil. Ama şirketlerin beklenmedik zararlara karşı kullandığı güvenlik payının bazı şirketlerde oldukça inceldiğini gösteriyor. Bunu şöyle düşünün: Bağışıklığı güçlü bir insan sıradan bir hastalığı birkaç günde atlatabilir. Ama aynı hastalık, bağışıklığı zayıf bir insan için çok daha ağır sonuç doğurabilir.

Sigortada da benzer bir durum var. Olağan bir dolu yağışı… Büyük bir hasar dosyası… Kurda sert bir hareket… Ya da hesaplanan karşılıkların yükselmesi… Bunların hiçbiri olağanüstü değil. Bunlar sigortacılıkta her yıl karşılaşılabilecek riskler. Güçlü bir şirket bu zararı kendi gücüyle karşılar ve yoluna devam eder. Ama özsermaye zayıfsa, aynı zarar şirketi çok daha fazla zorlar. İşte asıl soru burada: Özsermaye neden eriyor? Şirket yaptığı sigortacılıktan sürekli zarar ediyorsa, zamanla kendi parasını kullanmak zorunda kalır. Yani aldığı prim, üstlendiği riski karşılamıyorsa aradaki fark şirketin cebinden çıkar. Bu durum sürekli tekrar ederse, özsermaye erir. Bazen şirket başka gelirler elde ederek o yıl kâr gösterebilir. Ama bu, asıl sigortacılık faaliyetindeki sorunu çözmez. Çünkü bağışıklığı güçlendirmek başka, ateşi geçici olarak düşürmek başkadır. Bu değerlendirme herhangi bir şirketi hedef almıyor. Bir yapıyı tarif ediyor. Çünkü mesele sadece şirketlerin tercihi değil. Şirketlerin risklerini hangi fiyatlarla sigortaladığı da önemli. Bağışıklık sistemi sessizce zayıflar. Sesini ise genellikle şok geldiğinde duyurur. Üçüncü bölümde röntgene bakacağız: Eksper raporunu kim yazıyor, kim okuyor? Devamını kaçırmamak için Sigortanın Sesi'ni takip edin.

İlgili Haberler