Monte Carlo'da fiyat mesajı: Düşüş sürecek ama bir şartla

Reasürans sektörünün yıl sonu yenileme sezonunu açan Monte Carlo Rendez-Vous'da dört büyük Avrupalı reasürörün yöneticileri konuştu. Ortak mesaj net: Fiyatlar 1 Ocak 2027 yenilemelerinde de düşecek, özellikle mülk katastrofi branşında. Ancak yöneticiler mevcut seviyelerin hâlâ risk-yeterli olduğunu ve underwriting disiplinini koruyacaklarını vurguladı. Tabloyu belirleyecek tek değişken ise yılın kalanındaki afet aktivitesi. Monte Carlo'da her eylül düzenlenen Rendez-Vous de Septembre, reasürans piyasasında yıl sonu yenileme sezonunun geleneksel başlangıcı sayılıyor. Binlerce underwriter, broker ve sektör yöneticisi birkaç gün boyunca art arda görüşmeler yapıyor. Ve büyük reasürörler bu toplantıda önümüzdeki aylara ilişkin tonu belirlemeye çalışıyor. Bu yılki toplantıda Munich Re, Swiss Re, Hannover Re ve SCOR yöneticilerinin verdiği brifingler, 2027 yenilemelerine dair ortak bir tablo ortaya koydu. Fiyat baskısı sürüyor Yöneticiler, piyasanın 2023 yenilemelerindeki sert fiyat artışlarından bu yana önemli ölçüde değiştiğini kabul ediyor. Sebep iki başlıkta toplanıyor: Reasürörler sermayelerini yeniden inşa etti ve sınırlı afet kayıpları mevcut kapasiteyi artırdı. Aon'un son raporuna göre küresel reasürans sermayesi 30 Haziran 2026 itibarıyla 800 milyar dolar seviyesinde. Marsh Re'nin rate-on-line endeksine göre ise küresel mülk katastrofi oranları, 2026'da yıl ortası yenilemelerine kadar yaklaşık yüzde 16 geriledi. Yani sermaye rekor seviyedeyken fiyat düşüyor. Bu, klasik bir yumuşak piyasa tablosu. Ancak yöneticiler önemli bir ayrım yapıyor: Fiyatlar düşüyor olsa da hâlâ riski karşılayacak seviyede. “Bunun geleceğini biliyorduk” Munich Re cephesinden iki değerlendirme geldi. Küresel müşteriler ve Kuzey Amerika portföyünden sorumlu yönetim kurulu üyesi Stefan Golling, yılın geri kalanında büyük bir afet yaşanmazsa yumuşamanın devam etmesinin muhtemel olduğunu, ancak düşüşün boyutunu tahmin etmek için erken olduğunu belirtti. Golling, şirketin fiyatlar düşerken kârlı underwriting stratejisini büyük ölçüde koruduğunu, ancak bazı segmentlerde sınıra yaklaşıldığını ve işten çekilebildiklerini söyledi. ABD sorumluluk branşı ile bazı mülk katastrofi programlarında kapasitelerini azalttıklarını aktardı. Yönetim kurulu üyesi ve reasürans komitesi başkanı Thomas Blunck ise şirketin 2030 stratejisini geliştirirken daha rekabetçi bir piyasa öngördüğünü belirtti ve bunu tek cümleyle özetledi: Bunun geleceğini biliyorduk. SCOR büyümek istiyor Paris merkezli SCOR ise fiyatlar düşerken görece küçük olan mülk katastrofi portföyünü genişletme fırsatı görüyor. CEO Thierry Léger, sektörün üç yıl önceki sert fiyat artışlarından bu yana ciddi sermaye biriktirdiğini belirtti ve piyasada çok fazla sermaye bulunduğunu, hem reasüransta hem sigortada rekabetçi ortamın süreceğini öngördüğünü söyledi. Şirketin mal ve kaza bölümü CEO'su Jean-Paul Conoscente ise branş bazında bir ayrım yaptı. Conoscente'ye göre çoğu branş yeterli fiyatlı; ABD kaza sigortaları ve siber ise dikkat çekici istisnalar. Mülk katastrofi tarafında ise fiyat yeterliliğinin çok güçlü olduğunu, oranlardaki düşüşün bunu azalttığını ancak yazdıkları diğer işlere kıyasla hâlâ iyi bir seviyede bulunduğunu belirtti. Hannover Re: “Güvenilirliğin bir bedeli var” Hannover Re yöneticileri de fiyatların düşmesini bekliyor.
Ancak saklama payları ve diğer şartların görece sabit kalacağını öngörüyorlar. Mal ve kaza işlerinden sorumlu yönetim kurulu üyesi Sven Althoff, portföylerinin büyük bölümünün son bir yıldaki yumuşamaya rağmen yeterli fiyatlı olduğunu söyledi. Althoff, 2026'nın kalanında afet kayıpları görece ılımlı seyrederse 2027 yenilemeleri için ilave arz beklenebileceğini ve bu ortamda fiyatlar üzerinde daha fazla baskı oluşacağını belirtti. Yine de 1 Ocak yenilemelerinin saklama payları ve şartlar bakımından önceki iki döneme benzemesini bekliyor. Vurgusu şu oldu: Risk-yeterli bir seviyeden başlıyoruz. Şirketin CEO'su Clemens Jungsthöfel ise artan sermaye ve ılımlı afet kayıplarının piyasayı daha rekabetçi hale getirdiğini, ancak altta yatan risklerin azalmadığını söyledi. Jungsthöfel'in kullandığı ifade sektörde karşılık buldu: Güvenilirliğin bir bedeli var. Döngü boyunca güvenilir koruma sağlamanın underwriting disiplini, sürdürülebilir marjlar ve uygun şart ve koşullar gerektirdiğini vurguladı. Swiss Re temkinli Swiss Re yöneticileri ise 1 Ocak görüşmelerinin sonucuna dair tahmin yapmaktan kaçındı. Mal ve kaza reasüransı CEO'su Urs Baertschi, fiyatı nihayetinde piyasanın belirleyeceğini ve tahmin için erken olduğunu söyledi. Yılın sonuna hâlâ zaman bulunduğunu ve pek çok şeyin olabileceğini hatırlattı. Şirket özellikle ABD sorumluluk branşında temkinli. Artan jüri kararları ve dava finansmanı bu alanda kayıpları büyütmeye devam ediyor. Mal ve kaza reasüransı baş underwriting sorumlusu Gianfranco Lot, yeni sorumluluk işine iştahlarının neredeyse sıfır olduğunu belirtti. Mevcut portföyü koruduklarını ancak ABD sorumluluk branşlarındaki ayak izlerini büyütmek istemediklerini söyledi. Lot'a göre şirketin ABD şemsiye ve sorumluluk işine ilgisi yok denecek kadar az; buna karşılık işçi tazminatı ve kişisel oto gibi bazı kaza branşlarına ilgi sürüyor. Türkiye açısından ne anlama geliyor? Bu tablo, 1 Ocak yenilemelerine hazırlanan Türk sigorta şirketleri için doğrudan bir anlam taşıyor. Kapasitenin bol, fiyatların aşağı yönlü olduğu bir ortam, alıcı lehine bir dönem demek. Reasürans maliyetlerinde görece rahatlama beklenebilir. Ancak üç noktaya dikkat etmek gerekiyor. Birincisi, bu tablo şarta bağlı. Yöneticilerin tamamı aynı cümleyi kurdu: Yılın kalanında büyük bir afet yaşanmazsa. Kasırga sezonu henüz kapanmadı. İkincisi, yumuşama her branşta aynı değil. ABD sorumluluk ve siber branşlarında fiyat yeterliliği sorgulanıyor ve bazı reasürörler bu alanlardan çekiliyor. Üçüncüsü ve Türkiye açısından en önemlisi, deprem riski ayrı bir kategori. Küresel fiyatlar düşerken deprem maruziyeti yüksek pazarlar bu düşüşten aynı ölçüde yararlanmayabilir. Reasürörlerin bölgesel limit tasarımı ve muafiyet politikaları, ülke bazında farklılaşabiliyor. Ayrıca bugünkü bolluğun konjonktürel olduğu unutulmamalı. Bu yılın başında sektör basınında kapasite sıkılaşmasından ve yükselen muafiyetlerden söz ediliyordu. Döngü sekiz ayda yön değiştirdi. Bir büyük afet sonrasında yeniden dönebilir. Sonuç Monte Carlo'dan çıkan mesaj, yumuşamanın süreceği yönünde. Ancak dört büyük reasürörün ortak vurgusu da dikkat çekici: Fiyatlar düşüyor ama disiplin korunacak. Hannover Re CEO'sunun ifadesiyle güvenilirliğin bir bedeli var. Yenileme sezonunun nasıl sonuçlanacağı ise önümüzdeki üç ayda belli olacak.






