İyileştirme listesi var. Peki karne nerede?

SEDDK Başkanı Davut Menteş, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program çerçevesinde sigorta ve emeklilik alanındaki hedefleri açıkladı. Devlet Destekli Alacak Sigortası yeniden tasarlanacak ve dört başlıkta iyileştirme yapılacak: Mevzuat sadeleşecek, uygulama kolaylaşacak, tazminat ödemeleri hızlanacak, ürün kredi süreçlerinde karşı güvence olarak kullanılabilecek. Hedefler somut. Ancak mevcut ürünün performansına ilişkin veri kamuya açık değil. Düzenleyici kurum başkanının açıklaması, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program çerçevesinde sigortacılık gündemini ortaya koyuyor. Beş başlık öne çıkıyor.
Beş hedef açıklandı, uygulama takvimi belirtilmedi. Birincisi Devlet Destekli Alacak Sigortası. Açıklamada bu ürünün KOBİ'ler için tahsilat güvencesi ve finansmana erişim aracı olarak yeniden tasarlanacağı belirtiliyor. Ve bu kez neyin düzeltileceği de sayılıyor: Mevzuatın sadeleştirilmesi, uygulamanın kolaylaştırılması, tazminat ödemelerinin hızlandırılması ve ürünün kredi süreçlerinde karşı güvence olarak kullanılabilmesi. İkincisi Zorunlu Afet Sigortası. Mevcut zorunlu deprem sigortasının orman yangınlarından sel baskınlarına kadar her türlü afeti kapsayacak biçimde dönüştürülmesi hedefleniyor. Üçüncü, dördüncü ve beşinci başlıklar emeklilik ve hayat tarafında: Bireysel Emeklilik Sistemi'nde kesintilerin sadeleştirilmesi, Otomatik Katılım Sistemi'nde değişiklikler ve birikimli hayat sigortalarının yaygınlaştırılması. Bu hedeflerin hepsi savunulabilir. Özellikle afet sigortasının kapsamının genişletilmesi, Türkiye'nin risk profili düşünüldüğünde gerekli bir adım. Ancak birinci başlıkta bir soru duruyor. İyileştirme başlıkları ne söylüyor? Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası yeni bir ürün değil. KOBİ'lerin yurt içi vadeli satışlarından doğan teminatsız alacaklarını güvence altına almak amacıyla oluşturuldu. Olağandışı Riskler Yönetim Merkezi tarafından yönetilen havuzda 11 sigorta şirketinin üretimi bulunuyor. Yani altyapı kurulu ve şirketler sistemde. Açıklanan dört iyileştirme başlığı, aslında mevcut durumu da anlatıyor. Mevzuatın sadeleştirilecek olması, bugünkü mevzuatın karmaşık olduğunu; uygulamanın kolaylaştırılacak olması, bugün zor olduğunu; tazminat ödemelerinin hızlandırılacak olması ise bugün yavaş olduğunu gösteriyor. Yani sorunlar tespit edilmiş durumda. Bu, olumlu bir gelişme. Çünkü bir düzenleyicinin kendi ürününün aksayan yönlerini tanımlaması, düzeltmenin ilk şartı. Ancak bir eksik kalıyor. Karne yok Ürünün performansına ilişkin bilgiler kamuya açık kaynaklarda bulunmuyor. Poliçe sayısı, prim üretimi, ödenen tazminat tutarı ve KOBİ'lerin yararlanma oranı yayımlanmış değil. Şirketlerin tanıtım sayfalarında ürünün nasıl işlediği, prim hesaplama tabloları ve teminat oranları yer alıyor.
Ancak sonuçlara ilişkin bir veri seti bulunmuyor. Oysa bu veri, iyileştirmenin yönünü belirlemek için gerekli. Kaç KOBİ yararlandı? Başvuru yapıp kabul edilmeyenlerin oranı ne? Tazminat ödemeleri ortalama ne kadar sürüyor? Bu rakamlar bilinmeden, hızlandırma hedefinin ne kadar hızlanma anlamına geldiği de ölçülemez. Bu, bu sayfalarda daha önce de karşılaştığımız bir tablo. Bir yapı kuruluyor, hedef açıklanıyor, ancak aradan geçen sürede ne olduğuna dair veri paylaşılmıyor. Ve ikinci soru: Sıralama Orta Vadeli Program 2027-2029 dönemini kapsıyor. Yani üç yıllık bir çerçeve var. Ancak beş başlığın bu üç yıl içinde nasıl sıralanacağı belirtilmiyor. Zorunlu Afet Sigortası için daha önce yapılan açıklamalarda hazırlıkların tamamlandığı ve düzenlemenin yasama sürecini beklediği ifade edilmişti. Alacak sigortasının yeniden tasarımı ise mevzuat değişikliği gerektirebilir. Hangi başlığın hangi yılda ele alınacağı netleşirse, ilerleme takip edilebilir hale gelir. Üç soru 1. Alacak sigortasının mevcut performansı nedir? İyileştirme başlıkları belli. Ancak başlangıç noktası bilinmiyor. Kaç işletme yararlandı, ne kadar tazminat ödendi, ödemeler ortalama ne kadar sürüyor? Bu veriler olmadan iyileştirmenin ne kadar iyileştirme olduğu ölçülemez. 2. Zorunlu Afet Sigortası ne zaman yürürlüğe girecek? Kapsam genişlemesi doğru bir hedef. Ancak mevcut zorunlu deprem sigortasında sigortalılık oranı yüzde 58 seviyesinde. Yani zorunlu olduğu halde her on evden dördü kapsam dışında. Kapsam genişlerken bu oranın nasıl yükseltileceği ayrı bir mesele. 3. Kapsam genişlerse prim ne olacak? Daha fazla risk, daha yüksek prim demek. Bu artışın sigortalılık oranı üzerindeki etkisi değerlendirildi mi? Erişilebilirlik ile kapsam arasındaki denge nasıl kurulacak? Bir denge notu Bu yazı açıklanan hedeflerin gerekliliğini tartışmıyor. Afet sigortasının kapsamının genişletilmesi, KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve emeklilik sisteminde kesintilerin sadeleştirilmesi, uzun süredir dile getirilen ihtiyaçlardır. Yazının sorusu hedeflere değil, uygulamanın ölçülmesine ve takvimlendirilmesine ilişkindir. Sonuç: Başlangıç noktası bilinmeden ilerleme ölçülemez Açıklanan hedefler somut ve sorunlar tanımlanmış durumda. Bu, önceki dönemlere göre bir ilerleme. Mevzuat sadeleşecek, uygulama kolaylaşacak, tazminat ödemeleri hızlanacak. Ancak bir iyileştirmenin ölçülebilmesi için başlangıç noktasının bilinmesi gerekiyor. Bugün tazminat ödemeleri ortalama kaç günde tamamlanıyor? Hedef kaç gün? Bugün kaç KOBİ bu üründen yararlanıyor? Hedef kaç? Bu rakamlar paylaşılırsa, üç yıl sonra dönüp bakmak ve ilerlemeyi ölçmek mümkün olur. Paylaşılmazsa, yalnızca hedeflerin açıklandığını biliriz. Biz de bu verilerin paylaşılmasının takipçisi olacağız.






