Sigortacılıkta teknik zarar kader değil. Düzeltilebilir bir sonuçtur.

Sigortacılıkta teknik zarar kader değil. Düzeltilebilir bir sonuçtur.
ABD'nin karşılıklı sigorta şirketleri (mutual) bunu üç yılda yaptı ve AM Best'in 2025 raporu nasıl yaptıklarını da anlatıyor.
ÜÇ YILLIK TAMİR
AM Best'in derecelendirdiği 246 ABD merkezli karşılıklı sigorta kuruluşunun bileşik rasyosu şöyle seyretti:
2023: 110,4 2024: 101,2 2025: 95,2
Bileşik rasyo, basitçe, toplanan her 100 birim primin ne kadarının hasara ve gidere gittiğini gösterir. 100'ün altı teknik kâr demektir.
Bu segment 2024'te 7,2 milyar dolar teknik zarar yazmıştı; 2025'te 14,8 milyar dolar teknik kâra geçti. Net gelir 21,3 milyar dolardan 42,6 milyar dolara, yani iki katına çıktı.
Net yazılan prim yüzde 5 artarak 364,1 milyar dolara ulaştı. Poliçe sahipleri fazlası 64 milyar dolar artarak 468 milyar dolara yükseldi.
KRİTİK AYRINTI: KÂR YATIRIMDAN GELMEDİ
Burası bizim için asıl önemli olan yer.
AM Best'in verisine göre bu şirketlerin yatırım geliri her iki yılda da 20 milyar doların üzerindeydi; yani yatırım tarafında olağanüstü bir sıçrama yok.
Değişen şey sigortacılığın kendisi. Net gelirin ikiye katlanmasını sağlayan kalem, teknik sonucun eksiden artıya geçmesi.
NASIL YAPTILAR
Rapor yöntemi açıkça yazıyor.
Bu şirketler 2025'ten önceki yıllarda ciddi oran artışları uyguladı, indirim yapısını yeniden kurdu ve muafiyetleri yükseltti. Bu önlemler 2023 ve 2024'te çift haneli prim büyümesi yarattı.
2025'e gelindiğinde alınan önlemler poliçelere yerleşmişti. Artık daha hızlı oran artışına ihtiyaç kalmadı; prim büyümesi yüzde 5'e, yani pandemi öncesi ortalamaya indi.
Rapor ayrıca veri analitiği ve risk modellemesinin oran yeterliliğini belirgin biçimde iyileştirdiğini belirtiyor.
Yani tablo şu: önce fiyat ve teminat yapısı düzeltildi, sonra büyüme normale döndü.
ÜSTELİK KOLAY BİR YILDA DEĞİL
Bu sonuç sakin bir yılda alınmadı.
2025'te ABD'de ekonomik zararı 1 milyar doları aşan 23 ayrı olay yaşandı. Kasırga sezonu görece sakin geçmesine rağmen yıl, katastrof kayıpları açısından tarihin en yüksek üçüncü seviyesinde kapandı. Kaliforniya'daki orman yangınları tek başına 61,2 milyar dolarlık ekonomik hasara yol açtı.
Buna ek olarak rapor; sosyal enflasyon, yüksek tazminat kararları, üçüncü taraf dava finansmanı ve tazminat enflasyonunun baskı olmaya devam ettiğini söylüyor.
Yani zorluklar ortadan kalkmadı. Fiyat, o zorluklara göre yeniden kuruldu.
ŞİMDİ TÜRKİYE
Aynı dönemde bizdeki tablo şöyle.
Türkiye Sigorta Birliği'nin 2025 Sektör Raporu verilerine göre zorunlu trafik sigortası branşı 59,2 milyar TL teknik zarar yazdı. Yatırım geliri hariç tutulduğunda zarar 100,7 milyar TL'ye çıkıyor ve branşta kâr eden tek bir şirket bulunmuyor.
Kaskoda da mekanizma benzer: yatırım geliri dahil edildiğinde 31,9 milyar TL kâr görünüyor, hariç tutulduğunda 1,2 milyar TL zarara dönüyor.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin prim ve poliçe adedi serilerinden hesapladığımıza göre ise Ocak-Ağustos döneminde poliçe başına ortalama trafik primi 8.678 TL'den 9.567 TL'ye çıktı; nominal artış yüzde 10,25. Ağustos 2026'da yıllık TÜFE yüzde 31,51 olduğuna göre ortalama prim reel olarak yaklaşık yüzde 16 eridi.
Sektörün 2025 net kârı 182 milyar TL. Ama motorlu araç tarafında teknik sonuç eksi.
ARADAKİ FARK TEK BİR ŞEY
ABD'li sigortacı fiyatını, indirim yapısını ve muafiyetini kendisi belirledi ve üç yılda zararı kapattı.
Türkiye'de zorunlu trafik sigortasında azami prim tavanı var; tavan resmen ilan ediliyor ve düzenli güncelleniyor. Şirketin elinde fiyatı hasar maliyetine göre serbestçe kurma imkânı yok.
Bu fark, sektörün beceriksizliği ya da başarısı meselesi değil. Yetki meselesi.
Ve şunu da eklemek gerekiyor: ABD'deki bu düzeltmenin faturası tüketiciye çıktı. Primler arttı, muafiyetler yükseldi, bazı bölgelerde teminata erişim zorlaştı. Yani teknik kârlılık bedelsiz gelmedi.
Türkiye'de ise tavan, sigortalıyı fiyattan koruyor; buna karşılık branşın açığı büyüyor ve açık, yatırım geliriyle taşınıyor. Faiz ortamı değiştiğinde bu taşıma kapasitesi daralır.
SORULARIMIZ
Bir: Zorunlu trafik sigortasında tarife yapısı, hasar maliyetindeki artışa göre yeniden hesaplanıyor mu? Tavanın hangi maliyet kalemlerine göre belirlendiği kamuoyuyla paylaşılabilir mi?
İki: Fiyat serbest bırakılamıyorsa, teminat ve muafiyet tasarımında şirketlere esneklik tanınabilir mi? ABD örneğinde düzeltmenin önemli bir kısmı muafiyet ve indirim yapısından geldi.
Üç: Bileşik rasyo Türkiye'de branş ve şirket bazında düzenli yayımlanabilir mi? Bugün teknik sonucu takip edebilmek için yıllık raporları beklemek gerekiyor.
Dört: Trafik branşındaki açığın ne kadarı fiyat, ne kadarı suistimal, ne kadarı sigortasız araç kaynaklı? Bu ayrım yapılmadan alınan her önlem eksik kalır.
Bir branşta zarar sürekli hale geldiyse, sorun o branşı satanlarda değil, fiyatın nasıl kurulduğundadır.
#sigorta #trafiksigortası #teknikkâr #AMBest #bileşikrasyo #SigortanınSesi







