Sigortanın Sesi — The Voice of InsuranceSigortanın SesiSigortanın Sesi — Sektörün Ortak Sesi
Dolar48,67Euro55,86Gram altın6.826
Sigorta17 Eylül 2026· Sigortanın Sesi

Masadayız. Peki belgemiz Avrupa'da ne ifade ediyor?

Masadayız. Peki belgemiz Avrupa'da ne ifade ediyor?

Türk Sigorta Enstitüsü Vakfı 2007'den bu yana iki uluslararası yapıya üye: Avrupa'da eficert, küresel ölçekte IGIE. Her ikisinde de komite düzeyinde görev alıyor. IGIE tarafında iki e-öğrenme programı Türkçeye kazandırılmış durumda. eficert tarafında ise standart belirleme çalışmalarına katılım var; ancak bu standartların Türkiye'deki belgelendirmeye nasıl yansıdığı görünmüyor. Mesleki yeterlilik, sigortacılıkta az konuşulan bir konu. Oysa sektörün her kademesinde bir bilgi standardı sorusu var. Bir underwriter neyi bilmeli? Bir hasar uzmanı hangi yetkinliğe sahip olmalı? Bir acente hangi düzeyde donanımlı olmalı? Avrupa bu soruyu yıllardır bir çatı altında tartışıyor. eficert nedir? European Financial Certification Organisation, kısaca eficert, Avrupa ülkelerindeki sigorta enstitülerinin üye olduğu bir kuruluş. Amacı, finansal hizmetler sektöründeki mesleki eğitimde Avrupa genelinde ortak standartlar oluşturmak. Mantığı şu: Bugün Almanya'da underwriter olmak için gereken yeterlilik ile bir başka ülkedeki yeterliliğin aynı olup olmadığı belirsiz. eficert bu belirsizliği gidermeye çalışıyor. Ortak seviye tanımları yaparak. Türkiye masada Türk Sigorta Enstitüsü Vakfı, 2007 yılından bu yana eficert üyesi. Ve yalnızca üye değil. Kuruluş tarafından oluşturulan AB Sigorta Sektörü Yeterliliklerini Belirleme Komitesi'ne seçilmiş durumda. Bu komitenin en önemli çalışması IQ-COP 10 Projesi. Proje kapsamında Avrupa sigorta sektöründe üç meslek için üç farklı seviyede standart ve yeterlilik belirlenmiş: ● Avrupa Sigorta Aracısı ● Underwriter ● Hasar personeli TSEV ayrıca eficert Underwriting Komitesi'nin de üyesi. Yani Türkiye, Avrupa sigorta sektöründe mesleki standartların nasıl olması gerektiğinin tartışıldığı masada yer alıyor. Bu, olumlu ve önemli bir konum. İkinci bir üyelik daha var: IGIE TSEV'in uluslararası bağlantısı eficert ile sınırlı değil. Kurum aynı yıl, 2007'de, Institute for Global Insurance Education'a da üye olmuş. IGIE, üç büyük enstitü tarafından kurulmuş bir yapı: İngiliz Sigorta Enstitüsü, Kanada Sigorta Enstitüsü ve Amerika'daki The Institutes. Kuruluşun misyonu iki başlıkta tanımlanıyor: Küresel sigorta çalışanlarının yetkinliklerini eğitim yoluyla geliştirmek ve belirlenen bilgi ve performans standartlarını karşılayanları belgelendirmek. Yani IGIE yalnızca standart belirlemiyor; sertifikasyon da yapıyor. Ve burada somut bir çıktı var TSEV, IGIE üyeleri tarafından hazırlanan e-öğrenme programlarından ikisini Türk sigorta sektörünün kullanımına sunmuş. ● e-Hayat Sigortası Eğitim Programı ● e-Küresel Risk Yönetimi, Sigorta ve Finansal Hizmetlere Giriş İkinci programın İngilizce aslı, IGIE 950 kodlu Intro to Global Risk, Insurance and Financial Services kursu. Program birkaç saatte tamamlanabiliyor ve 50 soruluk bir sınavla sonuçlanıyor. Sınav için sınırsız deneme hakkı tanınıyor. Bu, somut bir çıktı. Uluslararası bir eğitim programı Türkçeye kazandırılmış ve sektörün kullanımına açılmış durumda. eficert tarafında ise benzer bir çıktı kamuya açık kaynaklarda görünmüyor. Ancak bir soru var Masada olmak ile o standardı uygulamak farklı şeyler. Masada olmak, standardın nasıl olması gerektiğini tartışmak demek. Uygulamak ise o standarda göre belge vermek demek. Türkiye birincisini yapıyor. İkincisini yapıp yapmadığı ise kamuya açık kaynaklardan anlaşılmıyor. TSEV'in kurumsal bilgilerinde üyelik ve komite görevi açıkça belirtiliyor. Ancak eğitim kataloğunda bu standartlara atıf göremedik. Yani hangi eğitimin eficert'in belirlediği hangi seviyeye karşılık geldiğine dair bir bilgi bulunmuyor. Aynı şekilde, TSEV'den alınan bir belgenin eficert kapsamında tanınıp tanınmadığına ilişkin bir açıklama da yer almıyor.

Paralel bir sistem daha var Türkiye'de mesleki yeterlilik tarafında ikinci bir yapı işliyor: Mesleki Yeterlilik Kurumu. TSEV ve Türkiye Sigorta Birliği, bu kurum için taslak meslek standartları hazırlamış durumda. Sigorta Şirketi Teknik Personeli bu standartlardan biri. Ve MYK belgesi, Europass Sertifika Eki aracılığıyla Avrupa'da tanınırlık sağlıyor. Yani iki ayrı yol var: eficert ve MYK. Bu ikisinin birbiriyle nasıl ilişkilendiği ise net değil. Neden önemli? Üç sebepten. 1. Çalışanın kariyeri açısından Bir hasar uzmanı ya da underwriter yurt dışında çalışmak istediğinde, elindeki belgenin ne ifade ettiğini bilmesi gerekiyor. Belge tanınmıyorsa, yıllarca alınan eğitimin uluslararası karşılığı olmuyor. 2. Sektörün kalitesi açısından Ortak standart, bilgi düzeyini ölçülebilir hale getirir. Bugün bir şirket işe alım yaparken adayın hangi seviyede olduğunu nasıl ölçüyor? Standart varsa bu soru kolaylaşır. 3. Uluslararası iş birliği açısından Türk sigorta şirketleri yurt dışında faaliyet göstermek istediğinde, personelinin yeterliliğinin karşı tarafça tanınması gerekiyor. Bu, özellikle reasürans ve kurumsal işlerde önem taşıyor. Ancak bir madalyonun iki yüzü var Uluslararası tanınırlık iki yönlü çalışıyor. Bir yandan Türk profesyoneline kapı açıyor. Öte yandan aynı kapı, nitelikli iş gücünün yurt dışına yönelmesini de kolaylaştırıyor. Finans ve sigorta sektöründe yetişmiş genç profesyonellerin ekonomik gerekçelerle yurt dışına yönelmesi, uzun süredir konuşulan bir konu. Bu, eğitim vermekten kaçınmak için bir gerekçe değil. Ancak sektörün şu soruyu da sorması gerekiyor: Uluslararası standartta yetiştirdiğimiz profesyoneli burada tutabiliyor muyuz? Ve bu soru, eğitim kurumlarının değil; şirketlerin ve sektörün sorumluluğunda. Çünkü bir belge, kendi başına ücret artışı ya da kariyer güvencesi sağlamıyor. Belgenin karşılığını veren taraf işveren. Bir denge notu Bu değerlendirme TSEV'in çalışmalarını eleştirmek amacıyla hazırlanmamıştır. Kurumun eficert ve IGIE üyelikleri ile komite görevleri, Türkiye'nin uluslararası sigorta eğitim standartlarının belirlenmesinde söz sahibi olması anlamına geliyor ve bu değerli bir konumdur. İki e-öğrenme programının Türkçeye kazandırılmış olması da somut bir katkıdır. Yazının sorusu, bu konumun belgelendirme tarafında nasıl karşılık bulduğuna ilişkindir. Konuya dair kamuya açık kaynaklarda ayrıntılı bilgi bulunamamıştır; kurumca yapılacak bir açıklama tabloyu netleştirecektir. Bir karşılaştırma IGIE'nin mevcut üyeleri arasında Bahreyn Bankacılık ve Finans Enstitüsü de yer alıyor. Bu kurumun tanıtımında ilginç bir ayrıntı var: Enstitü hem yerelleştirilmiş ve iki dilli diploma programları sunuyor hem de bu programların birçoğu İngiliz Sigorta Enstitüsü akreditasyonuna sahip. Yani orada model şöyle işliyor: Yerel eğitim veriliyor, ancak uluslararası akreditasyonla. Türkiye'de bu modelin karşılığı var mı, kamuya açık kaynaklardan anlaşılmıyor. Sonuç Türkiye, sigorta eğitiminde iki uluslararası yapıya üye: Avrupa'da eficert, küresel ölçekte IGIE. Her ikisinde de on dokuz yıldır üyelik sürüyor. IGIE tarafında somut bir çıktı görünüyor: İki e-öğrenme programı Türkçeye kazandırılmış durumda. eficert tarafında ise komite görevleri ve standart belirleme çalışmalarına katılım var; ancak bu standartların Türkiye'deki sertifikasyona nasıl yansıdığı belirsiz. Sorulması gereken şu: Bir Türk underwriter'ın ya da hasar uzmanının belgesi, uluslararası ölçekte hangi seviyeye denk geliyor? Bu soru cevaplandığında, hem çalışanlar hem sektör için somut bir kazanım oluşur. Biz de takipçisi olacağız.

İlgili Haberler