Sigortanın Sesi — The Voice of InsuranceSigortanın SesiSigortanın Sesi — Sektörün Ortak Sesi
Dolar49,22Euro55,05Gram altın6.634

Hedef prim değil koruma açığıysa, karne neden hâlâ primle veriliyor?

TSB "asıl hedefimiz koruma açığını azaltmak" diyor. Ama karne yine prim büyümesiyle veriliyor. Enflasyondan arındırınca sektör 8 ayda küçüldü; trafikteki araçların yüzde 15-20'si ise zorunlu sigortasız olabilir.

Hedef prim değil koruma açığıysa, karne neden hâlâ primle veriliyor?

Sigorta Tatbikatçıları Derneği'nin (STD) düzenlediği 18. Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı'nda konuşan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, sektörün hedefini net bir cümleyle tarif etti: "Asıl hedefimiz prim üretimini artırmak değil, Türkiye'nin koruma açığını azaltmak."

Bu doğru bir hedef. Sigortayı ciro değil güvence üzerinden tanımlayan bu yaklaşım için Ahmet Yaşar'a ve konferansı 18 yıldır sürdüren STD'ye teşekkür ediyoruz.

Ancak aynı konuşmada sektörün karnesi yine prim rakamlarıyla verildi. Yaşar'ın aktardığına göre sektör 2024'ü 838 milyar lira, 2025'i 1,2 trilyon lira prim üretimiyle kapattı. 2026 Ağustos sonu itibarıyla üretim 1 trilyon liraya yaklaştı ve bir önceki yıla göre yüzde 28 arttı.

Bunu da okuyun: Sigortasız makineler artık siyasetin gündeminde: KIB-TEK hâlâ sessiz

Bu konuşmada koruma açığına dair bir rakam yer almadı. Yaşar aynı hafta Quick Sigorta'nın düzenlediği kentsel dönüşüm panelinde, Dünya gazetesinin aktardığına göre 6 Şubat depremlerinin ekonomik kaybının 116 milyar dolara ulaşabileceğini ve bunun yalnızca küçük bir kısmının sigortadan karşılandığını söyledi. Bu önemli bir tespit; ancak sektör geneli için düzenli olarak açıklanan bir koruma açığı ölçüsüne rastlamadık.

Nominal büyüme, reel küçülme

Yüzde 28'lik artış nominal bir rakam. TSB verilerine göre 2026'nın ilk sekiz ayında prim üretimi 971,8 milyar liraya ulaştı ve nominal olarak yüzde 28,1 arttı. Ancak enflasyondan arındırıldığında sektör aynı dönemde yüzde 2,6 küçüldü.

Tablo branşlara göre de farklı. Hayat sigortaları reel olarak yüzde 9,8 büyürken, sektörün yüzde 84'ünü oluşturan hayat dışı sigortalar reel olarak yüzde 4,6 küçüldü.

Koruma açığı tartışmasının merkezindeki mal, sorumluluk ve afet riskleri hayat dışı sigortaların içinde yer alıyor. Bu alanda reel küçülme varken koruma açığının kapandığını söylemek zor.

Burada adil olmak gerekiyor: Yüksek enflasyon döneminde evlerin, araçların ve iş yerlerinin değeri artıyor; prim artışının bir kısmı, mevcut güvencenin erimemesi için zaten gerekli. Bu nedenle prim büyümesi önemli bir gösterge, ama tek başına koruma açığının kapandığını göstermiyor.

Zorunlu sigortada bile açık var

Konferansta konuşan STD Başkanı Fahri Altıngöz'ün verdiği rakamlar da koruma açığının boyutunu gösteriyor. Altıngöz'e göre Türkiye'de sigorta penetrasyonu yaklaşık yüzde 2,7. OECD ortalamasına ulaşmak için bunun en az iki katına, yani 50-55 milyar dolarlık prim üretimine çıkmak gerekiyor.

Altıngöz'ün aktardığı sigortalılık oranları ise şöyle: Zorunlu trafik sigortasında yüzde 80-85, kaskoda yüzde 25-30, zorunlu deprem sigortasında yüzde 55-60.

Bu rakamlar doğruysa, trafikteki araçların yüzde 15-20'si zorunlu trafik sigortası olmadan dolaşıyor olabilir. Yani koruma açığı, yalnızca isteğe bağlı sigortalarda değil, kanunla zorunlu tutulan sigortada bile kapanmış değil.

Ölçülmeyen hedef takip edilemez

Koruma açığını azaltmak sektörün resmi hedefiyse, bu hedefin bir ölçüsü de olmalı. Bugün prim üretimi her ay açıklanıyor. Ancak yaptığımız araştırmada, koruma açığını branş bazında ve düzenli olarak gösteren, kamuya açık bir göstergeye rastlamadık.

Bizce sektörün karnesi artık iki sütunla verilmeli: Ne kadar prim toplandığı ve ne kadar riskin gerçekten güvence altına alındığı. İkinci sütun açıklanmadıkça, "hedef prim değil" cümlesi bir niyet beyanı olarak kalır.

SORULARIMIZ

Türkiye Sigorta Birliği'ne ve SEDDK'ya soruyoruz:

1. Türkiye'nin koruma açığı bugün ne kadar? Bu açık hangi yöntemle ve hangi branşlar için ölçülüyor? 2. Koruma açığına ilişkin bir gösterge düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılacak mı? 3. Prim üretimi açıklanırken reel büyüme oranları da neden aynı vurguyla paylaşılmıyor? 4. Trafikte zorunlu trafik sigortası olmayan araç sayısı ve oranı nedir? Bu oranı düşürmek için hangi adımlar planlanıyor? 5. Hayat dışı sigortalardaki reel küçülme koruma açığı hedefini nasıl etkiliyor?

İlgili kurumların yanıtlarını yayımlamaya hazırız.

#KorumaAçığı #TSB #STD #SigortaHaftası #PrimÜretimi #ReelBüyüme #TrafikSigortası #SEDDK #SigortanınSesi

Sektörü kaynağından takip edin

Bülten: mevzuat değişiklikleri, veriler ve analizler — her biri kaynağı gösterilerek.

İlgili Haberler

Bunları da okuyun