Tamamlayıcı emeklilik rafa kalktı, devlet katkısı yüzde 20'ye indi: Emeklilik tasarrufunun yükü kime kaldı?
Önce devlet katkısı düştü, şimdi de işverenin katkı vereceği sistemden vazgeçildi. Geriye tek bir cümle kaldı: "Fonunu kendin seç." Peki milyonlarca çalışan buna hazır mı?

2027-2029 Orta Vadeli Program'da (OVP) Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) yer almadı. Hürriyet yazarı Noyan Doğan'ın aktardığına göre TES, önceki üç dönemin programlarında yer alıyordu. Sistem 2026'nın Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da hedef olarak yer almış, ancak Meclis'e bir kanun teklifi gelmemişti. Doğan'a göre gündemden düşmesinin başlıca nedenleri iş dünyasının "ek yük" itirazı ve sendikaların kıdem tazminatına dokunulacağı endişesiydi.
Önce hakkını verelim. Kıdem tazminatı milyonlarca çalışanın en önemli güvencelerinden biri. Bu konudaki itirazların dinlenmesi ve çalışana ya da işverene tartışmalı bir yük getirilmemesi anlaşılır bir tercih.
Yerine ne geliyor?
Bunu da okuyun: Segure'nin ruhsatı gitti, soru açık kaldı: KKTC'de sigorta şirketi batarsa sigortalıyı kim koruyor?
Doğan'ın değerlendirmesine göre OVP, TES yerine mevcut Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) üzerinde iyileştirmeleri öne çıkarıyor:
Standart emeklilik yatırım fonları daha iyi getiri için yeniden tasarlanacak. OKS'de fon çeşitliliği artırılacak. Kesintiler sadeleştirilecek. Çalışanlar BEFAS üzerinden farklı şirketlerin fonlarını seçebilecek.
Bunlar olumlu adımlar. Ama tabloyu tamamlamak için bir adım geriye bakmak gerekiyor.
İki karar, aynı yön
7 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile, 1 Ocak 2026'dan geçerli olmak üzere BES'teki devlet katkısı oranı yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirildi. Otomatik katılımda cayma hakkını kullanmayan çalışana verilen ilave devlet katkısı da 1.000 liradan 500 liraya düşürüldü.
Şimdi de işverenin de katkı vereceği tamamlayıcı sistemden vazgeçildi.
Bu iki karar arasında bir sebep-sonuç ilişkisi kurmuyoruz. Ama ikisi aynı yöne işaret ediyor: Emeklilik için tasarruf etmenin hem yükü hem de kararı giderek çalışanın kendisine bırakılıyor.
"Fonunu kendin seç" iyi bir ilke. Ama seçim yapabilmek bilgi ister. Hangi fonun hangi riski taşıdığını, kesintinin birikimi nasıl etkilediğini bilmeyen bir çalışan için seçme özgürlüğü, kolayca "hiç seçmemek" anlamına gelebilir.
Rakamlar sorunun büyüklüğünü gösteriyor. Medyascope'un Ocak 2026'daki haberine göre BES'te 18 milyon katılımcı vardı ve fon büyüklüğü 2 trilyon lirayı aşmıştı. Noyan Doğan'a göre otomatik BES'te 7,5 milyon çalışan bulunuyor.
SORULARIMIZ
Hazine ve Maliye Bakanlığı'na, SEDDK'ya ve Emeklilik Gözetim Merkezi'ne soruyoruz:
1. OKS'deki çalışanların fon seçimi yapabilmesi için bir bilgilendirme ya da finansal okuryazarlık programı planlanıyor mu? 2. Fon seçmeyen çalışanın birikimi hangi fonda kalacak? Yeniden tasarlanacak standart fonların ayrıntıları ne zaman açıklanacak? 3. Kesintilerin sadeleştirilmesi ne zaman ve hangi düzenlemeyle yapılacak? 4. Devlet katkısının yüzde 20'de kalması mı öngörülüyor? 5. TES'in yerine, işveren katkısını zorunlu değil ama teşvikli hale getiren gönüllü bir model düşünülüyor mu?
İlgili kurumların bu sorulara vereceği yanıtları yayımlamaya hazırız.
#BES #OtomatikKatılım #TamamlayıcıEmeklilik #TES #OVP #DevletKatkısı #SEDDK #Emeklilik #SigortanınSesi
Sektörü kaynağından takip edin
Bülten: mevzuat değişiklikleri, veriler ve analizler — her biri kaynağı gösterilerek.










