Acenteden sektöre çağrı: "Acentelik ilişkisi kapatma tehdidiyle yönetilemez"

Netgrup Sigorta Aracılık Hizmetleri kurucusu Ali Osman Çelik, sigorta sektörü ve kamuoyuna yönelik bir açıklama yayımlayarak, acentelere portföy dağılımı üzerinden acentelik iptali uyarısında bulunulmasını eleştirdi.
Çelik açıklamasında, bir sigorta şirketinin acentesine trafik sigortasının portföydeki payı belirli bir seviyeye ulaşırsa acenteliğin kapatılacağı yönünde iletişim kurmasının yalnızca ticari bir hedef meselesi olmadığını, konunun mesleki saygınlık, iş ortaklığı kültürü ve toplumun sigortaya erişimi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
"Portföy, bölgeden bağımsız düşünülemez"
Acentelerin yalnızca poliçe üreten satış noktaları olmadığını ifade eden Çelik, acenteleri bulundukları çevrenin ihtiyaçlarını bilen, müşterilerinin ödeme gücüne ve yaşam koşullarına tanıklık eden, hasar anında muhatap bulunmasını sağlayan güven temsilcileri olarak tanımladı.
Çelik, bir acentenin portföyünün faaliyet gösterdiği bölgenin gelir düzeyinden, müşteri kitlesinden ve sigorta bilincinden bağımsız düşünülemeyeceğini kaydetti.
Hane bütçesinde zorunlu ihtiyaçların öncelik kazandığı koşullarda müşterinin ilk talebinin trafik sigortası olmasının acentenin başarısızlığı sayılamayacağını belirten Çelik, her bölgedeki vatandaştan aynı ürün çeşitliliğini satın almasını, her acenteden aynı portföy dağılımını oluşturmasını beklemenin toplumun ekonomik ve sosyokültürel farklılıklarını göz ardı etmek anlamına geldiğini ifade etti.
"Kapatma tehdidi, iş geliştirme yönteminin yerini almamalı"
Sigorta şirketlerinin kârlılık, risk dengesi ve ürün çeşitliliği hedefleri olabileceğini kabul eden Çelik, bu hedeflere ulaşmanın yolunun acenteye ulaşılabilir hedefler sunmak, rekabetçi ürünler geliştirmek, eğitim ve satış desteği sağlamak ve birlikte çözüm üretmek olduğunu savundu. Çelik, kapatma tehdidinin iş geliştirme yönteminin yerini almaması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, geçimini, çalışanlarının istihdamını ve yıllar içinde oluşturduğu müşteri ilişkilerini korumaya çalışan bir acentenin sürekli iş kaybetme kaygısıyla yönetilmesinin aidiyeti, motivasyonu ve karşılıklı güveni zedelediği belirtildi. Çelik ayrıca üretim baskısının müşteriye yansımasının ihtiyaç odaklı sigortacılık anlayışını aşındırma riski taşıdığı uyarısında bulundu.
Talep: Şeffaf kriter, makul süre
Çelik, acentelerle ilişkilerin şeffaf kriterler, makul süreler, bölgesel gerçekler ve karşılıklı saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, portföy çeşitliliği isteniyorsa bunun koşullarının birlikte oluşturulması çağrısında bulundu.
Açıklamasını sigortacılığın güven üzerine kurulu olduğunu belirterek tamamlayan Çelik, topluma güvence sunan bir sektörün kendi iş ortaklarına da güven veren bir dil ve yaklaşım benimsemesi gerektiğini ifade etti.






